Ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken İzmir Diş Hekimleri Odası (İZDO) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, koruyucu diş hekimliğinin güçlendirilmesi, toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi ve diş hekimliği eğitiminde kalite standartlarının yükseltilmesi çağrısında bulundu.
Atinel, diş hekimliği fakültelerinin ve kontenjanların ülkenin gerçek sağlık insan gücü ihtiyacına göre planlanması gerektiğini belirterek, “Diş hekimliğinde artık nicelikten çok nitelik, mezun sayısından çok sürdürülebilir istihdam ve tedaviden önce koruyucu sağlık anlayışı konuşulmalıdır” dedi.
Ağız ve diş sağlığının yalnızca ağız, diş ve diş etleriyle sınırlı bir sağlık başlığı olmadığını vurgulayan Ersin Atinel, ağız sağlığının genel sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ağız hastalıklarının dünya genelinde yaklaşık 3,5 milyar kişiyi etkilediğini hatırlatan Atinel, sözlerine şöyle devam etti: “Çürük, periodontal hastalık, diş kaybı ve ağız kanserleri başta olmak üzere ağız hastalıklarının önemli bölümü önlenebilir nitelikte. WHO ayrıca ağız hastalıkları ile diyabet, kalp-damar hastalıkları ve diğer bulaşıcı olmayan hastalıkların ortak risk faktörlerine sahip olduğuna dikkat çekiyor”
AĞIZ SAĞLIĞI, GENEL SAĞLIĞIN AYRILMAZ PARÇASIDIR
Toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Ersin Atinel, koruyucu sağlık yaklaşımının sağlık sisteminin merkezine alınması gerektiğini ifade etti.
Atinel, “Ağız ve diş sağlığını yalnızca bir diş problemi olarak değerlendiremeyiz. Ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Diyabetten kalp-damar hastalıklarına kadar pek çok kronik hastalıkla ortak risk faktörleri bulunuyor. Bu nedenle ağız ve diş sağlığına yapılan yatırım, yalnızca dişlere değil, toplumun genel sağlık düzeyine yapılan bir yatırımdır” diye konuştu.
“WHO da güncel yaklaşımında ağız sağlığının birinci basamak sağlık hizmetleriyle bütünleştirilmesini ve geleneksel tedavi odaklı modelden koruyucu sağlık yaklaşımına geçişin güçlendirilmesini öneriyor” diyen Ersin Atinel, sözlerini şöyle sürdürdü: “İZDO’nun öncelikli hedeflerinden biri de toplumda koruyucu diş hekimliği kültürünü yaygınlaştırmaktır. Çocukluk döneminde kazanılan doğru alışkanlıklar yaşam boyu ağız sağlığı açısından kritik önem taşıyor”
KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR
Atinel, “Diş hekimine yalnızca ağrı olduğunda başvurulan bir sağlık hizmeti anlayışından vazgeçmeliyiz. Asıl hedefimiz hastalık ortaya çıkmadan önce riskleri belirlemek ve gerekli önlemleri almak olmalı. Çocuklarımızın erken yaşta doğru ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları kazanması için okullarda, ailelerde ve toplumun farklı kesimlerinde daha fazla eğitim çalışması yürütmeliyiz. Koruyucu diş hekimliğini güçlendirdiğimiz ölçüde hem toplumun yaşam kalitesini yükseltir hem de ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek yüksek tedavi maliyetlerinin önüne geçebiliriz.” ifadesini kullandı.
EĞİTİMDE KALİTE, SAĞLIKTA GÜVENLİK DEMEK
Diş hekimliği teknolojisinin büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Ersin Atinel, dijital diş hekimliği, üç boyutlu görüntüleme, yapay zekâ destekli tanı ve yeni nesil tedavi teknolojilerinin mesleğin geleceğini şekillendirdiğini söyledi.
Bu dönüşümün hekimlerin yaşam boyu eğitim ihtiyacını daha da artırdığını kaydeden Atinel, İZDO olarak bilimsel kongreler, seminerler, uygulamalı kurslar, sertifikalı eğitim programları ve mesleki gelişim toplantıları düzenlediklerini belirtti.
Ersin Atinel şunları söyledi: “Teknoloji çok hızlı değişiyor. Diş hekimliği fakültesinden mezun olmak, mesleki eğitimin tamamlandığı anlamına gelmemeli. Hekimlerin meslek yaşamları boyunca kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. İZDO olarak bilimsel bilgi ile klinik uygulama arasındaki bağı güçlendirmeyi önemsiyoruz. Çünkü eğitime yapılan her yatırım, doğrudan hasta güvenliğine ve toplum sağlığına yansıyor”
DİŞ HEKİMLİĞİNDE NİCELİK DEĞİL NİTELİK ESAS ALINMALI
Türkiye’de diş hekimliği fakültelerinin sayısındaki hızlı artışın beraberinde eğitim kalitesi ve istihdam açısından önemli sorunlar getirdiğini belirten Atinel, sağlık insan gücü planlamasının yalnızca bugünün değil, gelecek 10-15 yılın ihtiyaçları dikkate alınarak yapılması gerektiğini söyledi.
Atinel, “Bir ülkede ihtiyaçtan fazla sağlık insan gücü yetiştirmek, tek başına sağlık hizmetinin kalitesini artırmaz. Tam tersine eğitim altyapısı, akademik kadro, klinik uygulama olanakları ve istihdam planlaması aynı hızda gelişmiyorsa sistem üzerinde ciddi bir baskı oluşturur” diye konuştu.
Türk Dişhekimleri Birliği verilerine göre Türkiye’de 2026 yılı itibarıyla eğitim veren diş hekimliği fakültelerinin sayısının 107’ye ulaştığını belirten Ersin Atinel, “Türk Dişhekimleri Birliği, 2026 yılı diş hekimliği kontenjanlarının 6 bin 762 olduğunu açıkladı. TDB, son iki yılda toplam kontenjanların 3 bin 39 kişi, yani yaklaşık yüzde 31 oranında azaltıldığını bildirdi. YÖK Başkanı Erol Özvar da 2026 yılı için diş hekimliği programlarındaki kontenjanın 9 bin 127’den 7 bin 81’e düşürüldüğünü ve bunun yüzde 22’lik bir azalma anlamına geldiğini açıklamıştı. TDB’nin daha sonraki verileri ise 2026 kılavuzunda toplam kontenjanın 6 bin 762 seviyesine indiğini ortaya koydu. Kontenjanlardaki düşüş önemli olmakla birlikte tek başına yeterli değil. Kontenjanların azaltılması doğru yönde atılmış bir adımdır. Ancak asıl mesele, eğitim, mezuniyet ve istihdam zincirinin bütün olarak planlanmasıdır. Fakülte sayısından akademik kadrolara, öğrenci kontenjanlarından klinik eğitim altyapısına ve mezunların istihdamına kadar bütün süreç bilimsel veriler ışığında ele alınmalıdır” ifadesini kullandı.
130 BİN DİŞ HEKİMİ PROJEKSİYONU YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ
Türkiye’de diş hekimi sayısının önümüzdeki yıllarda hızla artacağına dikkat çeken Atinel, mevcut projeksiyonların sağlık sistemi açısından kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Atinel, “Bugün gelinen noktada 2030 yılında yaklaşık 130 bin diş hekimine ulaşılacağı öngörülüyor. Bu rakam yalnızca mesleki bir istatistik olarak ele alınamaz. Bunun sağlık hizmetlerine, eğitim kalitesine, istihdama, haksız rekabete ve genç meslektaşlarımızın gelecek kaygısına etkileri birlikte değerlendirilmelidir” dedi.
Türkiye’de önümüzdeki beş yılda yaklaşık 45 bin diş hekiminin mezun olacağı yönündeki Türk Dişhekimleri Birliği değerlendirmesi de genç diş hekimlerinin istihdam ve uzmanlaşma olanaklarının planlanmasının önemini ortaya koyduduğuna dikkat çeken Ersin Atinel, sözlerini şöyle tamamladı:
“2026-DUS sürecinde de artan aday sayısına karşı uzmanlık kontenjanlarının yetersiz kaldığı yönündeki tartışmalar, diş hekimliği eğitiminden uzmanlık ve istihdama uzanan zincirdeki planlama ihtiyacını gündeme taşıdı. İstihdam tarafındaki tablo da dikkat çekici. Sağlık Bakanlığı'nın 2026 yılı ilk atama kurasında 521 diş hekimi kadrosu için 17 bin 6 başvuru yapıldığı bildirildi. Bu tablo, kamu istihdamının mevcut mezun havuzunu karşılamaktan ne kadar uzak olduğunu gösteren önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor”

Galatasaray
Fenarbahçe
Samsunspor
Beşiktaş
Başakşehir
Eyüpspor
Göztepe
Trabzonspor
Kasımpaşa
Konyaspor
Antalyaspor
Gaziantep FK
Kayserispor
Rizespor
Alanyaspor
Sivasspor
Bodrum FK
Hatayspor
Adana Demir
Kocaelispor
Gençlerbirliği
F. Karagümrük
İstanbulspor
Erzurumspor FK
Bandırmaspor
Iğdır F.K
Boluspor
Amed Sportif F.
Çorum Fk
Ümraniyespor
Erokspor
A. Keçiörengücü
Pendikspor
Sakaryaspor
Ankaragücü
Manisa FK
Şanlıurfaspor
Bir Yorum Bırakın